255. Soru: ben biri hatalı diye onla konuşmucam diye yemin ettim. sonra anladımki suçsuzmuş şimdi ne yapmalıyım lütfen cvp yazın tşk bekliyom hocam..                                                             Yemin konusunda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:
"Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffareti, ailenize yedirdiğinizin (kalite bakımından) orta hallisinden on fakire yedirmek yahut onlar giydirmek yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz." (Mâide: 5/89).
Yemin Allah'ın isim ve sıfatları üzerine olur, bunun dışında bir şey üzerine yapılan yemin, dini bakımdan yükümlülük getiren yemin olmaz. Mesela "çocuğumun üzerine yemin ederim ki..." yahut "babamın başı için..." dense bunlar yemin sayılmaz. Allah'ın ve sıfatlarının üzerine yapılan yemin ise "Allah'ı şahit tutmak, O'na veya O'nun adına söz vermek, inanç ileri sürerek insanlara güven vermek" gibi mânalar içermektedir. Bunun kötüye kullanılması, istismar edilmesi, insanlara zarar vermesi ihtimali bulunduğu için maddi ve manevi yaptırımlar ön görülmüştür; yalan yere yeminin dünyada itibar kaybettirmesi, ahirette cezalık olması ile bozulan yeminin keffareti işte bu yaptırımların en önemlilerini teşkil etmektedir.
Mümin olur olmaz yerde yemin etmemelidir. İstemeden, dalgınlık veya alışkanlık sonucu ağızdan çıkan yemin sonuç doğurmaz.
Bilerek, düşünerek, belli bir söz, istek ve kararı pekiştirmek için yapılan yemin geçerlidir ve sorumluluk getirir. Yalan yere veya meşru olmayan bir konu için yemin etmek caiz değildir. Yalan yere yemin eden kimse günah işlemi olur ve tövbe etmesi gerekir.
Yapılmaması gereken (yapılması haram veya mekruh olan) bir şeyi yapacağım (mesela vallahi seni döveceğim, çalacağım, zarar vereceğim) diye yemin eden kimsenin yeminini bozması, caiz olmayan şeyi "yemin ettim diye" yapmaya kalkışmaması, yeminini bozduğu için de keffaret vermesi gerekir. Yapılması gereken bir şeyi yapmamak üzere yemin eden kimsenin de yeminini bozup keffareti
vermesi gerekir. Mesela bir kimse, ana babamı ziyaret etmeyeceğim, namaz kılmayacağım, çocuklarımın nafakasını vermeyeceğim diye yemin etse, "yemin ettim" diyerek bunları terkedemez, yeminini bozar, yapılması gerekeni yapar, keffaretini de öder.
Âyette açıkça söylendiği üzere yeminin keffareti gücü müsait olanların şu üç şeyden birini (hangisini isterse onu) yapmasıdır: Ya on fakiri bir gün doyurmak, ya on fakiri giydirmek yahut bir köleyi hürriyetine kavuşturmak. Bunlardan birine gücü yetmiyorsa üç gün oruç tutmak. On fakiri doğrudan doyurmak geçerli olduğu gibi, bir günlük yemek bedelini para olarak ödemek de mümkündür. Yemeğin kalite ve miktarı, yemin eden kimsenin sosyal ve ekonomik durumuna uygun olacak ve devamlı yiyip içtiklerinin orta
hallisinden hesap edecek veya yedirecektir. Âyette "on fakiri doyurmak" ifadesi geçtiği için fıkıhçılar "Ya on fakiri bir
günde doyurmak veya bir fakiri on gün, iki fakiri beş gün... doyurmak; yani sonuç olarak on adet yoksulu doyurmak şarttır, başka türlü olmaz; mesela bir fakire on gün doyuracak bir yiyecek veya para vermekle keffaret yerine getirilmiş olmaz" demişlerdir. Bu, lafza bağlı amacı göz ardı eden bir yorumdur.
Amaç göz önüne alınırsa "bir fakire on günlük yiyeceğin veya onun para olarak bedelinin verilmesiyle de keffaret ödenmiş olur" diyebilmek gerekir.
Bir yoksula toplam otuz lira vereceğinizi düşünelim. Her gün üç lira vermek için ya sizin onu veya onun sizi bulması ve on kere yoksulluğunu hatırlatan, elini açtıran bir davranışın tekrarlanması gerekecektir. Mutlaka on yoksula verilmesini gerekli gören yorumun faydası, doyacak yoksul sayısının arttırmasıdır. Bir yoksula birden fazla günlük keffaret verilmesi ise onun ve ailesinin daha önemli bir ihtiyacını karşılar veya tek alış verişlerinin bitirilmesi imkan ve kolaylığını sağlar. Yükümlü kişi, duruma göre bu faydalardan birine öncelik vererek ödevini yerine getirmelidir. (H.Karaman)

254. Soru: hocam gunah islemissek ve yillar sonra tevbe ettiysek allah bu tevbeyi kabul edermi bidaha yapmamak sartiyla?          evet eder 

253. Soru: Selamın Eleyküm hocam. Benim kaza namazı borcum var. Sünnetleri terk edip farzın kazası diye mi niyet etmem gerekir? Allah şimdiden razı olsun sizden.
Namazları kazâya kalmış mükellef, beş vakit namazını -imkân ölçüsünden sünnetleriyle beraber- kılacak, bundan sonra zarûrî ihtiyaçlarını temin ile meşgul olacak, bunları temin edince ilk fırsatta kazâya kalmış namazlarını kılmaya başlayacaktır. Bir namazım kazâya kaldı diye Peygamberimiz (sav) tarafından tatbik ve tavsiye edilen sünnetleri de terketmek, işlediği suçtan dolayı özür dilemesi gereken kimsenin bunun yerine tekrar suç işlemesi ve pot kırması mahiyetinde bir davranış olmaktadır.(H.Karaman)

252. Soru: ben 12 yaşındayım ve amel defterimin ne zaman açılacağını bilmiyorum bana bunun cevabını hemen iletebilirmisiniz hocam..                                                                                           Büluğ çağına ulaşmada Maksimum yaş 15 tir, 15 ini doldurduğu halde, büluğa ermese de ermiş kabul edilir, dini emirlerini yapmakla yükümlüdür. Eğer daha aşağı yaşlarda büluğa ermişse, büluğa ermiş demektir. Bu iklime ve beslenmeye bağlıdır. Bu yaş genelde 12 dir. Erkeklerde daha aşağısında olmaz. 12 yaşında olan oğlan ve 9 yaşında olan kız, bâlig olduğunu söyleyince kabul edilir.                                                                                   

251. Soru: selamünaleyküm hocam;
hocam benim sorum erkeklerin küpe takması ile ilgili.Erkeklerin küpe takmasının dinen bir sakıncası var mıdır? günah mıdır? Namaz abdesti alırken küpeyi çıkarmak gerekir mi?                                  Küpe takmanın namaza-abdeste(küpedeliğine su gitmeme durumunda gusül abdesti sahih olmaz) bir engeli yoktur.Fakat şu bilinmelidirki bizim geleneğimizde erkeğin küpe takması yoktur, bu yüzden olmalıdır ki, kulağına küpe takan erkek eskilerce deli sayılmış ve "Deli deli tepeli, kulakları küpeli" diye bir tekerleme icat edilmiştir. Bu geleneği delip kulağına küpe takan erkekler geleneğimize yabancılaşmış erkeklerdir.       
                       

250. Soru: selam hocam biz yurtdishinin muselmanlariyik bizim camiye ehdiyac var biz zekatmizi camiye vere bilirmiyiz allah razi olsun.                                                                               Bu konudaki ayet çok açık ve nettir."Zekâtlar, Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, zekat memûrlarına, kalbleri Müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir. Allah Bilen'dir, Hakîm'dir." (Tevbe: 9/60).

Yoksullara doğrudan zekatı vermek caiz olduğu gibi biri (vekil) aracılığı ile vermek de caizdir. Günümüzde zekatı toplayıp tam yerine ve dengeli olarak ulaştırmak için kurulmuş dernek, vakıf v.b.'ne de zekat verilir; hatta büyük yerleşim merkezlerinde buna zaruret vardır; mükelleflerin ehlini bulup vermeleri önemli bir zorluk arzetmektedir. Cami ve Kuran Kursu dahil hiç bir hayır kuruluşunun İNŞAATINA zekat verilemez.Hemen şunu hatırlatalım,cami ve müştemilatında bulunan kuran kurslarında okuyan talebelere verilebilir.

249. Soru: selam hocam biz besh vakit namaz kiliyoruk ve biz oyle bir yerde calishiyoruk ki orda acik sacik bayanlar cok geziyorlar ve bizde onlara mecbur bakiyoruk biz ne yapalim.
Bir müslümanın şehvetle bakabileceği kadın yalnızca eşidir.4         Bunun dışında hiçbir kimseye şehvetle bakmak câiz değildir. Şehvetle bakmanın objektif ölçüsü "devamlı bakmak"tır. Bir müslüman yolda gözü kapalı veya başı önünde yürüyecek değildir.
Karşısına gelen kadın ve erkeği de görecektir; ancak gördüğü kimseye tekrar bakınca veya bakışını devam ettirince yasak sınıra adımını atmış olur. Resûlullah (s.a.v.), Hz. Ali'ye şöyle demiştir: "Ali! Arka arkaya bakma; birinci bakış hakkındır, ama ikinci bakışa hakkın yoktur."5                                                                       
"Gözler de zinâ eder; onların zinâsı bakıştır."6                          Şehvetsiz olarak bakmaya ve bakılabilecek yerlere gelince bahsimize bir âyetle girmek uygun olacaktır: "Mümin erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar, süslerini, kendiliğinden görüneni müstesnâ, açmasınlarl Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini,kocaları veya babaları veya kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya kadınları veya câriyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Saâdete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün." (en-Nûr: 24/30-31)
Bu âyet erkeğe, hemcinsinin veya karşı cinsin avretine (bakılmaması gereken yerlerine) bakmamayı, kadına da-bununla beraber- süslerini (zinet), istisnâ edilen kimselerden başkasına göstermemesini emrediyor. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) de bir hadisinde: "Erkek erkeğin avretine, kadın da kadının avretine bakmasın. Vücudunun bir kısmı çıplak iken erkek erkeğe, kadın kadına temas etmesin" buyuruyor.7
Burada karşımıza "zinet ve avret" diye iki mefhum çıkıyor:

Avret:
Açılması, gösterilmesi ve bakılması yabancılara veya herkese haram olan yerlere (organlara) avret denir.
a) Erkeğin erkeğe ve karısından başka kadınlara karşı avret yerleri göbeği ile diz kapağı arasında kalan bölgelerdir. Hanefîlere göre göbek avrete dahil olmayıp diz kapakları dahildir. Şafiîler ise aksi görüştedir.8
Dizkapakların yukarısı (fahiz) cumhûra göre avrettir.
Taberî, Dâvûd, İbn Hazm, bazı mâlikî ve hanbelîlere göre avret değildir. Evzâî'ye göre de yalnız hamamda avret değildir. Her iki grup da hadislere dayanmıştır; Buhârî avret değildir diyen hadislerin daha sahih; avrettir diyen hadislerin ise daha ihtiyata uygun olduğunu ifâde etmiştir.9
b) Kadının müslüman kadınlar ile mahrem10 akrabasına karşı avret yeri hanefîlere ve şafiîlere göre -erkeğin erkeğe karşı olan- avret yeri ölçüsündedir. Malikî ve hanbelîlere göre yüz, baş boyun, eller ve ayaklar (hanbelîlere göre dizden aşağısı) müstesnâ olmak üzere bütün vücudu avrettir.11
c) Kadının yabancı erkekler ile müslüman olmayan kadınlar karşısında avret yeri, yüzü, elleri (cumhûra göre içi) ve hanefîlerde bir rivâyete göre ayakları müstesnâ olmak üzere bütün bedenidir. Bir hadise göre etek boyu topuklardan bir karışa yakın yukarıda olabilir. Bu sebeple ayaklara kadar uzanan ve yerleri süpürerek kirlenen eteklere gerek yoktur. (Ebû-Dâvûd, Libas, 39; Avnu'l-Ma'bûd,
C. XI, s. 175)
d) Câriyenin yabancı erkekler karşısında avret yeri cumhûra göre göbeği ile dizkapağı arasıdır. (Erkeğin erkeğe karşı avreti gibidir.) Bu görüşün Peygamberimiz (s.a.v.)'e dayanan (merfu hadis şeklinde) bir delili yoktur. Hz. Ömer'in kavli ile ihtiyâca dayandırılmıştır.12
Zâhirîlere göre bu bakımdan cariye ile hür kadın arasında fark yoktur, cariyenin de (el, yüz, ayak müstesnâ) bütün vücudu avrettir. Çünkü bu ikisini ayırmak için naklî ve sağlam delil gerekir; bu ise yoktur.13                                                                      İmam Şafiî'nin bir kavline göre câriyenin -dirseklerine kadar- elleri   ile başı avret değildir.14                                                                         İmam Mâlik'ten bir rivayete göre yalnızca başı (saçı) avret değildir.15
e) Karı-kocanın birbirine karşı avreti yoktur.16                               Avrete bakmayı meneden hadise göre yukarıda açıklanan yerlere şehvetli veya şehvetsiz bakmak ve bunları açmak haramdır. Avret yerleri ancak kimsenin görmediği yerde (tuvalet ve banyo) ve cimâ esnasında açılabilir. Bazı durumlarda zarûret miktarını aşmamak üzere doktor, ebe, sünnetçi, şahid ve hâkim karşısında da açılabilir.
Evlenecek kimse kızın yüzüne-şehvetle de olsa- bakabilir. Bazı müctehidler bu durumda sınırı biraz daha genişletmişlerdir.17

Zînet:
Bahsin başında meâlini verdiğimiz âyet kadınlara -istisnâ edilen şahıslar dışında- kimseye zînetlerini göstermemelerini emrediyordu.
Zînet kadını güzel gösteren yüz, saç, makyaj, takı ve mücevherât, elbise gibi şeyleri içine almaktadır. Âyette bunlardan hangisi kastedilmiştir?
"Kendiliğinden açılan, açılması, gösterilmesi tabii olan" zînet nedir?
Cumhûra göre elbise ve mücevherât kapanması gereken zînete dahil değildir. Buradaki zînetten maksad; el, boyun, baş, kol, ayak gibi zînet takılan yerlerdir.
İmdi bunlardan hangisi 'kendiliğinden açılan'a dahildir?
Kadim müfessir ve fakihler arasında 'dış elbiseden başka her taraf
örtülmelidir'; 'eller ve yüz hâriç'; 'eller, bilek ve yüz hariç her taraf'
diyenler olmuştur.18 Eller ve yüzün istisna edilmesi görüşü ağır basmaktadır.19


4. Geçmiş asırlarda bulunan câriye de bu bakımdan eş gibidir.
5. Tirmizi, K. el-Edeb, 28; Müslim, el-Edeb, 45; Ebû Dâvûd, Nikâh, 43.
6. Buhârî, K. el-İstizân, 12; Müslim, K. el-Kader, 20.
7. Müslim, K. el-Hayz, 7, 74; Tirmizi, K. el-Edeb, 38: Ahmed, Müsned, 3/63.
8. El-Mavsılî, el-İhtiyâr, Cüz: I, s. 45, 154.
9. el-Aynî, Umdetu'l-Kâri, C. II, s. 243, 406; eş-Şevkânî, Neylu'l-Evtâr, C. II,
s. 64; S. Sâbık, Fıkhu's-Sünne, C.I, s. 125.
10. Kendileriyle evlenmesi devamlı yasak (haram) olan akraba ve yakınları.
11. el-Fıkhu ale'l-mezâhib, C. I, s. 141.
12. İbnu'l-Humâm, Fethu'l-Kadir, C. I, s. 183.
13. İbn Hazm, el-Muhallâ, C. II, s. 218 vd.
14. eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, C. I, s. 71.
15. eş-Şevkânî, Neyl, C. II, s. 70.
16. Bütün bu görüş ve sınırlandırmaların dayandığı hadîsler ve deliller için bk.
Şevkânî, ag, esr., C. II, s. 64-72.
17. Aynı eser, C. VI, s. 118-122; Avnu'l-Ma'bûd (Hind tab'ı), C. II, s. 190; İbn
Kudâme, el-Muğni, C. VIII, s. 96.
18. el-Cessâs, Ahkâmu'l-Kur'an, (mezkûr âyetin tefsiri)
19. el-Kardâvî, ag. esr., s. 132.

248. Soru: hocam ben yeni namaza başladım namazda duada zammı sure diyolar ben bildiğim süreyi okusam olurmu yoksa dua sırasına göre okumam şartmı. kolay gelsin teşekkürler..          Namazda dua okunan yerde vardır sure okunan yerde vardır. Yakınınızdaki bir dingörevlisiyle görüşerek daha anlaşılır bilgi alabilirsiniz.

247. Soru: iyi günler hocam babam 7ay once vefat etti bu gece ruyamda babamı dilenci olarak gördüm. ne yapmam gerekir?       tsk ederim..                                                                         Baban için dua et. İyilik yap ruhuna bağışla.

246. Soru: HOCAM BEN GÜSÜLDE ÜZERİMİZDE EŞYA OLMALIMIDIR NASIL ALMALIYIM HEP KAFAM KARIŞIYO..
Banyo yaptığınız yer,kollarınızı açtığınızda duvara deymeyecek kadar büyükse avret yeriniz örtülü olarak yıkanmalısınız.Kollarınız değecek kadar dar ise örtüsüz yıkanabilirsiniz.

245. Soru: bana büyü yapilmis diye kim bakabilir ve cözebilir ?   Ben bakamam.

244. Soru: aleyküm selam hocam benim ve sevgilimin üzerinde çok nazar var bugünlerde çok şey yaşadık motorun benzini aktı ve az daha patlıcaktık sevgiliminin ayağına cam battı ve cam damarı delip kemiğe kadar işledi ve bize sürekli aksilikler hastalıklar oluor bu 3 ayda başımıza gelmeyen kalmadı az kalsın sevgilimi bıçaklıyorlardı bizim ne yapmamız gerekiyor hocam nolur yardımlarınızı beklioruz nazar duası okutuoruz herkez dio ben böyle bir nazar görmedim diolar nolur önerilerinizi beklioruz.                                 MOTORUN BENZİNİ BİTMİŞTİR,MOTORA BENZİN DOLDURUN. SEVGİLİNİN AYAĞINI MUHAKKAK DOKTORA GÖTÜRÜN. VALLA BIÇAKLAMA İŞİNE BİŞEY DİYEMEYECEĞİM.

243. Soru: güsül abdesti alırken aklım hep başka yerlere gidiyor ne yapmalıyım abdestim öyle kabul olurmu ?                             Gusül kabul olur ama sen genede aklına mukayyet ol.

242. Soru: sayin hocam benim cocugum olmuyor ufak eltim bana birtane yumurta vermek istiyor cocuk olursa günahmidir ?           Böyle bir durumda sperm, yumurta ve rahimden biri karı-koca dışında başka bir şahsa ait olduğu takdirde caiz olmamaktadır; çünkü meşrû bir çocuğun, gerek sperm ve yumurta, gerekse rahim bakımından nikâhlı karı-kocaya ait olmasında İslam Dini'nin genel prensipleri bakımından zaruret vardır. DİYANET

241. Soru: Masturbasyon dinimizde haram mı? Tıpa göre ergenlik yaşında olanların bunu yapması gayet doğal karşılanıyor. Dini yönden sakıncası var mıdır?  

mrb hocam ben 19 yaşında bekar bir gencim. evli olmadığım için şehevi ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum. evlenmem de şimdilik mümkün deil. bu yüzden istimna edersem caiz olur mu? 

(iki soruda birbirine eşdeğer olduğundan ikisini aynı anda cevaplamayı uygun gördük!!!)                                           

Değerli Kardeşlerimiz;

1. Elle tatmin, âlimlerin çoğuna göre caiz değildir. Haram sayılmaktadır. «Onlar ki ırzlarını korurlar. Ancak hanımlarına ve sahip oldukları cariyelerine karşı münasebetleri müstesnadır. Çünkü onlar bu helâl olanlarda kınanmazlar. Kim de bu helâlden başkasını ararsa, işte onlar haddi aşanlardır» âyetini delil getiren Şafiî, Mâliki âlimleri ve İmam-ı Nesefî, istimnanın haram olduğuna hükmetmişlerdir.         

2. Eğer caiz olsaydı, Hz. Peygamber tarafından bir yol gösterilirdi, demektedirler. İmam Ahmed bin Hanbel ve îbni Hazm'a göre «meni, vücudun, dışarı atmaya muhtaç olduğu bir şeydir, onu eliyle atan kan aldıran gibidir ve caizdir.» Hanbelî âlimleri bu caiz oluş şeklini iki şarta bağlamışlardır: Kişinin zinaya düşme tehlikesi, Evlenmeye gücünün ve imkânının bulunmayışı.
Hanefî mezhebinin görüşlerini nakleden İbni Âbidin, bu hususta bazı âlimlerin görüşlerine yer vermektedir. Kişinin şehveti baskın gelir, kalbini meşgul edecek derecede fazla olur, bekâr bulunur veya evli olup da bir özürden dolayı hanımına yaklaşamazsa, şehvetini teskin etmek isteyen kimse için Fakih Ebulleys, «Böylesine bir vebal olmayacağını umarım» demektedir. Ama sırf şehvetini celbetmek, kendisini zorla tahrik etmek için yaparsa günahkâr olur                 

3. Yine Hanefî âlimlerinden Şürünbilâli, «Bekâr kimse harama gireceğinden korktuğu zaman şehvetini teskin için istimna caizdir. Bu işinden dolayı ne sevap, ne de günah kazanır. Fakat sırf lezzet almak için yaparsa günahkâr olur»  görüşündedir.

4. Harama düşme tehlikesiyle karşı karşıya gelen bir kimse, haram olan zinayı işlememek için ehven-i şer olan istimnayı yaparsa ve buradaki niyeti de haramdan kaçınmak, namusunu korumak olursa, caiz gören âlimlerin içtihatlarına göre mümkündür. Ama istimnayı alışkanlık haline getirmek makul bir insana yakışmayan çirkin bir iş olur. Zaten fazla (sû-i istimalat) kişide zekâ ve hafıza kaybına sebep olmaktadır.

Böyle anormal durumlara düşmemek için sık sık imanî eserleri mütalâa etmek, aklı ve kalbi devamlı îslâmî hizmetlerde çalıştırmak, ulvî şeyleri düşünmek, lezzetleri kıran ve acılaştıran ölümü çok sık hatırlamak, harama nazardan sakınmak ve müstehcen yayınlara iltifat etmemek lâzımdır.

1. Mü'minûn Sûresi, 5-6-7.
2. Tefsirü'n-Nesefî, 3 :114.
3. İbni Âbidin, 2:100, 3 :156.
4. Meraku'l-Felâh, s. 57.

240. Soru: INSANIN AYAGININ ALTINDA KURAN YAZISI CIKTIYSA ANLAMI NEDIR ?                                                    O yazıyı Okumam lazım.

239. Soru: hocam ehat anlamı nedir ?                            Ehad=Bir(tek) anlmındadır.Bu sıfatda Allaha özeldir.

238. Soru: adetliyken banyo yapıp, namaz kılabilirmiyim?        Adet olan bir kadın namaz kılamaz. Adet kanaması tamamen kesildikten sonra gusül abdesti alıp namazlarını kılmaya başlar.             
237. Soru: merhaba hocam. Kardeslerimizden biri, dövmenin neden günah oldunu sormus, ve siz sekline bagli diye cevap yazmissiniz, sekline bagli yazarak, nedemek istiyorsunuz? Diyelimki bir gül yapdiracam günahmi ?                                                      Hayır biz şekline bağlı derken geçici dövmeyi zikretmiştik.Bu eksik bir cevap olmuş.Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: Vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.
Buhari ve Müslim'de rivayet edilen hadislerde, Peygamber    Efendimiz (a.s.m.) dövme yapmayı ve yaptırmayı yasaklamış, bunları yaptıranın İlahi rahmete liyakatini kaybettiklerini bildirmiştir.

236. Soru: hocam ben dul bir bayanım evli biriyle 3 yıldır beraberiz hoca nikahıda var yaptık bakıma muhtacım herşeyimle ilgileniyor buna rağmen günahmıdır çok endişeleniyorum çokta seviyoruz birbirimizi beni aydınlatırsanız sevinirim.                                 Sizin şartlarınızı bilemiyoruz ancak,İslâm aile hukuku, dördü geçmemek üzere ve oldukça güç durumlara ve şartlara bağlı olarak erkeğin aynı zamanda birden fazla kadınla evlenmesine izin vermiştir. İlk eş, üstüne evlenilmemesi şartını koşmuş ise ikinci evlilik yapılamayacağı gibi, usulüne uygun evlenmelerde eşlerin hukuk ve şahsiyetini gözönünde bulundurmak gerekir.

235. Soru: ben uyurken üstüme üc harfliler cöküyor neyapmam lazim bunun birdaha olmamasina..? kendimi cok yorgun his ediyorum gelirlerse ertesi gün cok halsiz oluyorum...             Namazlarınızı kılarak ve diğer abadetlerinizle Allaha kulluğunuzu
pekiştirin.Her akşam yatmadan Ayetel kürsi, Felag ve nas surelerini 7 er kez okuyup abdestli olarak yatınız.Sizi bir daha rahatsız etmediklerini göreceksiniz. 

234. Soru: HOCAM BEN ESKIDEN KAPALIYDIM EVLENDIM ACILDIM YURTDISINDA OTURUYORUM ASLINDA ICIM HIC HUZURLU OLMADI YINE KAPANDIM ESIM ISE ACIK OLMAMI ISTEDI KAYIN VALDEMDE SEN DAHA GENCSIN DEDI ILERDE ORTUNURSUN VE TEKRAR ACTIM BENIM KENDI AILEM ISE HEPSI KAPALI IZINE GIDINCE ANNEM BANA KIZIYOR VE ORADA KAPALI GEZIYORUM 2 AY FELAN DAHA SONRA DONUNCE TABI YINE ACILIYORUM BILMIYORUM HOCAM NE YAPMALIYIM VE BIRDE SACIMI ACTIGIMDA DEDIMKI ALLAHIM SEN SAHIT OL MADEM BURADA ORTUNMEK HOR GORULUYO BENDE TURKIYENIN NERESINE GIDERSEM GIDIM KAPALI GEZICEM DIYE AMA BIZIM YAZLIGIMIZ VAR TRK IYEDE ORAYA GIDINCE SACIMI ACRSAM SOZUMDE DURMAZSAM NE OLUR ?                              Başörtüsü Müslüman kadınlara farzdır.Büluğ çağına ulaşan her müslüman kadın,başını ve diğer örtülmesi gereken yerlerini örtmek zorundadır. (Bu emir Almanya içinde ,Türkiye içinde geçerlidir.)

233. Soru: Hocam erkek sevgilinin olmasi günahmi ?                    Sevgili olarak,evlenmeden beraberlik dinen caiz değildir.

232. Soru: kocami kendime baglamak icin adet günümün kanini icirsem o bilmeden günah olurmu acaba! cogu kisi bunu uygulamis ve etkisini görmüs! bana bu konuda yardimci olursaniz cok memnun olurum! cünkü kocam ile evde bir yabanci gibi yasiyoruz!
Bukadarınada pes yani.Ne diyeceğimi bilemiyorum şu an.Nerde yaşıyorsunuz Allah aşkına?Etrafınızda bir Hoca yada Hoca hanımı bırakın akıllı bir müslümandamı yok böyle bir düşünceyi duyduğunuzda paylaşamıyorsunuz.Böyle bir saçmalık,böyle bir cahillik,böyle bir hurafeliği de duydukya vay benim milletimin haline. Yazık, çok yazık.

231. Soru: hocam eşimle tartışdığımızda birbirimizle küsüyoruz eşim çok inat ben konuşmadığım sürede bnimle konuşmuyo bnde çok kinlenıyorum bazen konuşasım gelmiyor neyapmalıyım BUNUN VEBALİ hangimizin üstünde                                           ikinizinde                                                                               
230. Soru: kız evladı borçları olan annesine zekat verebilir mi? kız evli                                                                                Hayır veremez,çünkü evlat annesine bakmakla zorunludur.

229. Soru: ben ergenlik cağındayım okula gidiyorum herkes kapanmamı istiyorokulda okuduğum için kapanamıyorum bu günahmı                                                                            Bu konu çok net bir konu,büluğçağına giren her kadın örtünmek zorunda.Yani sizin örtünmenizi herkes değil Allah istiyor.Okuduğum için kapanamıyorum diyorsunuz.Bu durmda bizim tavsiyemiz:Okul dışında kapanmanıza bir engel olmadığından kapanmalısınız.Okuldada açmak zorundaysanız (bunu söylemek hiçde kolay değil inanın) açarsınız.Yani istemeyerek açmak zorunda olduğunuzu okul dışında kapanarak anlatmış olursunuz, anlaması gerekenlere.


228. Soru: iyi gunler hocam adetli iken hangi dualari okuya biliriz tespih ceke bilirmiyizve babamin bu persembe elli ikinci gecesi var ben hatim indirecektim ogun adetli oldugum icin ne yapacagim bilmiyorum bes sayfada yarim kaldi benim icin cok onemliydi o gece indirmek cunku niyet ettimbaskasina okutturup bagislatsam hakta kalirmiyim bana yardimci olursaniz cok svinirim allah sizden razi olsun                                                                             Adetli iken ayet-i kerime dışında her türlü dua yapılır.Her türlü tesbihi de çekebilirsiniz.Hatim indirme olayını belli mübarek geceler dışında illa şu geceye yetiştirmeliyim diye ahdetmenin bir esprisi yoktur.Hele islamda olmayan 52. geceye yetiştiremedim deyip sıkıntıya girmeniz mantıksız,çünkü böyle bir gece yok.Tamizlendiğiniz zaman hatminizi tamamlarsınız.Ve babanızın ruhuna bağışlarsınız.Allah kabul etsin.

227. Soru: cami kaç yılında yapıldı                                      2002 yılında temeli atılarak 2006 yılında tam tekmil faaliyete açılmış.


226. Soru: hocam ben fatma bırısıyle tanıstım ıkı saat kadar gorustuk bırkac gun sonra cıkmaya basladık benım aılem ızın vermedı konusmamıza.ama gızlı gızlı konustuk bız az kaldı askerlıgının bıtmesıne bıze gelcekler ıstemeye cok farlıyız bırbırımızden ben polıs cocuguyum durumumuz Allaha cok sukur ıyı onların durumu pek ıyı degıl sera ısıyle ugrasıyorlar.aılelerımız ve bız anlasabılırmıyız bılmıyorum o ortaokul mezunu acıktan lıse okumaya calısıyo ama en erken 3 senesı var ben unv okuyorum yardım edın noluur aılem bana soracak ıstıyo musun kızım dıye sevıyorum cok da ıyı bırısı ama anlasamazsak dıye korkuyorm bılırsınız erkekler gururludur para almazlar kadından...yardım edın                        Bu tür konuların konuşarak halledilmesi gerekir ben ne sizi tanıyorum ne ailenizi.Bu konularda daha tecrübeli güvenilir insanlarla istişare etmalisiniz.

225. Soru: benım bı erkek arkadasım vardı bıseyler yasadık ılıskıye gırmedık ama sımdı ben evlenecagım adama nasıl anlatacagım bu durumu.suan baska bırı ıle nısanlanacagım ne yapmalıyım ben ıcımde tuttarsam patlıcam tutmazsamda o ılıskımde bı sogukluk olacak emınım budan ne yapmalıyıım.                                  Keşke sizi rahatsız eden bu davranışlarınızı yapmadan bize yazsaydınız da şimdi böyle rahatsız olmasaydınız.İşlediğiniz günahtan dolayı tevbe ediniz ve bunu kimseye anlatmayınız.Günahlar gizili kalmalıdır.

224. Soru: saclarım uzun kuaforde kesıtrdım kuafor sahıbıde paraıle saclarımı baska bı kadına kaynak yapmıs kadın acık ama sac benım sacım banada gunahı varmı? sonucta gozuken sac benım sacım? bazıları bısey olmaz dıyo bazılarıda boyle kendı saclarını satıyorlarmıs nasıl bı durum bu cıkamadım ıcınden....                   Bu sorunun cevabını gerekli araştırmayı yaptıktan sonra cevaplamaya çalışacağız.Biraz zamana ihtiyacımız olacak.Açıklamamız gecikerse lütfen hatırlatın.

223. Soru: sozlum telefonda ılıskıye gırıyormus gıbı sesler cıkarmamı ıstıyo yapmazsam kızıyo yanlıs ıkımızde bılıyoruz vazgecmıyo bundan..onu nasıl vagecırebılırım...benden sıvı gelıyor arada gusletmem gerekıyor mu oyle seylerı konustuktan sonra farkedıyorum sıvıyı ama bazende sehvetsızken kendı kendıne ıslanıyor camasırım ıkı durumdada gsul farz mı?              Sözlünüzün bu konuda tıbbi tedavi görmesi gerekir.Bu konuda uzman bir Psikoloğa gidebilir.Şehvetden dolayı sıvı geldiğini farkettğinizde gusül abdesti almanız gerekmektedir.

222. Soru: lutfen yardim edin, kac gundur internet sayfalarini  okuyup duruyorum, benim sorunum suanda 5 haftalik hamileyim (kesinlikle isteyerek olmadi) ama esimle biz kesinlikle ayrilmaya karar vermistik 3 hafta oncesinde ve halada devam ediyor karari hic bi degisiklik yok hamile olmamama ragmen , o yinede dogurmami istiyor bense cocugumu ya babasi ya anasiz buyutmek istemiyorum aldirmak istiyorum okuduklarima gore 6 haftalik olana kadar eger gerekli bi sebebin varsa gunah olmadigini yaziyor bu ne derecede dogru benim gerecem ne kadar dogru aldirmak icin eger evli kalsaydik kesinlikle aldirmazdim. lutefen bana en kisa zamanda cevap verin allah rizasi icin bu konu benbi kac gundur mahvetti uyuyamiyorum.                                                                Erkeğin spermi ile kadının yumurtası birleştikten, embriyo oluştuktan ve ana rahminde tutunup beslenmeye başladıktan sonra -ki, bu aşılanmadan kısa bir süre sonra olmaktadır- bu varlık (cenîn) insandır, onun bütün özellikleri ceninde belli olmuş, belirlenmiştir; onu almak, kürtaj yapmak insan öldürmektir ve asla caiz değildir. Kırkbeş gün, 120 gün sonraki durumlar, rahimdeki varlığın değişim safhalarından bazılarıdır, bu değişim/gelişim safhaları olmadan da o canlıdır ve insandır. Mesela hadis ve fıkıh kitaplarında, bir rivayette kırk beş, diğerinde 120 gün sonra cenine "ruhun üflenmesi"nden söz edilmiştir; bu ruhtan maksat can değildir; çünkü cenin (rahimdeki çocuk) bundan önce de (baştan beri) canlıdır. Bu üflenen ruh, mahiyetini insanların bilmediği ilâhî bir katkıdır. İnsanı insan yapan ve öldükten sonra da varlığı devam edecek olan unsur "nefis"tir, bu nefis insanla beraber yaratılır ve devamlı gelişir; iyi olur, kötü olur. Ruha gelince, bu üfürülmeden önce de, ölüm ile vücudu terk ettikten sonra da -onun dışında kalan- varlık insandır ve ona (rahimde iken canlı, öldükten sonra ölü) insan olarak bakılır, böyle muamele edilir.

Ayrılmak çocuk aldırmak için yatarli bir sebep değildir.Ancak çocuğun anne karnındaki olumsuz gelişimi annenin hayatını tehlikeye atarsa o zaman kürtaja müsaade edilmektedir.Bebeğiniz belkide sizin hayattaki en büyük direnç sebebiniz olacaktır.Sizin şer sandığınız şeylerde hayır vardır ayetini hatırlayın lütfen ve sakın bebeğinizi aldırmayı düşünmeyin.

221. Soru: hocam bir kızla tanıştırdı ailem beni bizde görüşdük ve birbirimizi sevdik şimdi babası benim kazandıgım aylık 1300 tl yi az buldugu için vermek istemiyor ama biz ayrılmak istemiyoruz benim sevdigimi kaçırmamda bir sakınca varmı                             Anlaşarak evlenmek için bütün imkanları zorlayın.Araya hatırlı insanlar koyun.Kaçma işini en son düşünün.

220. Soru: s.a...ben 2 aylık hamileyken düşük yaptım...hastanede düşmeyip kanama olunca kürtajla aldılar...ama benim aklıma bişey takıldı...o telaşla ben o ceni alamadım zaten sıvı şeklindedr falan dendi..ama şunu düşünüyorum o sonuçta insandı ve öldükten sonra yeri topraktı ordaki atıklarla belkide çöpe gitti bunu düşündükçe vicdan azabı çekiyorum bu konuda sizce ona daha ruh gelmişmiydi yoksa dedikleri gibi sıvı parçasımıydı..bu konuda bilgi veriseniz çok sevinirim..                                                                          Bu konuda iki rivayet var 1-40 günlükken 2-4 aylıkken. 4 aylıkken diyenlerin yorumlarının daha kuvvetli olduğu bilimektedir. Sizin durmunuz aciliyetiniz düşünmenize engel olmuş.İhtimalli düşünerek kendinizi üzmeyin.Allah şifa versin.

219. Soru: namaz nedir                                                NAMAZ.
Kur'an'da bizim Peygamberimiz'den önceki peygamberlerin namaz kılmakla emrolundukları değişik vesilelerle belirtilmektedir (bk. el-Bakara 2/83; Yûnus 10/87; Hûd 11/87; İbrâhim 14/37, 40; Meryem 19/30-31, 54-55; Tâhâ 20/14; el-Enbiyâ 21/72-73; Lokmân 31/17). Bundan anlaşıldığına göre namaz ibadeti sadece Muhammed ümmetine has olmayıp önceki dinlerde de bulunmaktaydı.

Siyer kitaplarındaki mevcut bilgilere göre, ilk vahyin sonrasında Hz. Peygamber'e risâlet yüküne dayanmasını, sabretmesini öneren âyetler gelmiş ve bunu izleyen fetret döneminden sonra namaz farz kılınmıştır. Namazın daha önceki dinlerde de emredilmiş olduğu hatırlanınca, namazın güçlüklere direnç göstermede bir fonksiyonu bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bir âyette "Ey inananlar sabır ve namaz (salât) ile yardım isteyin" (el-Bakara 2/153) buyurulmaktadır. Namaz farz kılınınca Cibrîl, Hz. Peygamber'e gelerek onu vadi tarafına götürmüş, orada fışkıran su ile önce Cibrîl sonra Hz. Peygamber abdest almış ve beraberce iki rek`at namaz kılmışlardır. Hz. Peygamber mutlu bir biçimde eve gelmiş, eşi Hatice'nin elinden tutarak oraya götürmüş ve aynı şekilde Hatice ile birlikte abdest alıp iki rek`at namaz kılmışlardır. Kimi bilginlere göre İsrâ sûresindeki "Namazda yüksek sesle okuma" (el-İsrâ 17/110) âyeti, bu gizli namaz dönemiyle ilgilidir.

İslâm'ın başlangıç yıllarında namaz, sabah ve akşamleyin kılınan ikişer rek`attan ibaret iken, yaygın kabul gören görüşe göre, Mi`rac olayından sonra beş vakit namaz farz kılınmıştır. "Kendi nefsinde bir yakarış ve ürperiş için-de ve pek yüksek olmayan bir sözle sabah ve akşam Rabbini an; gafillerden olma" (el-A`râf 7/205) âyeti namazın başlangıçtaki durumuyla ilişkili görülmektedir. Yine yaygın kabule göre, Cibrîl'in Hz. Peygamber'e Kâbe'de, namazın vakitlerini göstermek üzere imamlık etmesi Mi`rac olayının ertesi günü olmuştur.

Her din, yaratıcı kudret karşısında boyun eğmek ve kutsal ile bağlantı kurmak temeli üzerine kurulur ve her dinde bunu sağlamak üzere öngörülen merasimler bulunur. İslâm dininde yüce yaratıcı Allah'a yaklaşmanın yolu, ona yükselmenin basamağı ve bu bakımdan en parlak ve önemli ibadet, namaz ibadetidir. Bu özelliğinden dolayı namaz diğer bütün ibadetlerin özü ve özeti sayılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber bir hadislerinde "Namaz dinin direğidir" (Tirmizî, "Îman", 8; Müsned, V, 231, 237; Aclûnî, Keşfü'l-hafâ, I, 31-32) buyurmuş, secdeyi de kulun Allah'a en yakın olduğu hal olarak nitelendirmiştir (Müslim, "Salât", 215; Nesâî, "Mevâkýt", 35).

Kelime-i şehâdetten sonra İslâm'ın en önemli rüknü olan namaz, günde beş ayrı zaman diliminde olmak üzere kadın ve erkek her müslüman için bir görevdir. Esasen namaz ibadetinin hiçbir amaç ve hikmeti olmasa bile, diğer ibadetlerde olduğu gibi, namaz ibadetini sırf inanılan dinin bir gereği, yüce yaratıcının bir emri olduğu için, hiç değilse bunun için yerine getirmelidir.

İbadetler, akla aykırı olmamakla birlikte, yapı ve muhtevaları itibariyle akıl yoluyla kavranabilir, açıklanabilir konular dışında yer alırlar. Fakat namazın, salt emredilmiş şekillerden ibaret anlamsız bir şey olmayıp amaç ve hikmetlerinin bulunduğuna işaret eden âyet ve hadisler bulunmaktadır. Bir kere, namaz diye tercüme ettiğimiz salât kelimesi, Arapça'da "dua etmek, övmek, tâzim etmek" gibi anlamlara gelmektedir. İlgili âyet ve hadislere göre namazın farz kılınmasındaki hikmetlerden biri de, namaz kılan kimsenin Cenâb-ı Allah'ın kudret ve kuvvetini, azabını, rahmetini, hayal ve hâfızasına nakşederek nefsini tehzip etmesi ve bu suretle kendisini her türlü fenalıklardan, hatalardan, suçlardan alıkoymasıdır. Allah düşüncesi ve kalbi Allah'a bağlama, insanı her türlü fenalıktan alıkoyar. Namaz da Allah'ı sürekli hatırlamanın en büyük vesilesidir. Nitekim âyette "Beni hatırlamak/anmak için namaz kıl" (Tâhâ 20/14) buyurulmaktadır. Namaz emrini, Allah Teâlâ'nın yeryüzüne melek aracılığıyla göndermeyip Mi`rac gecesi Hz. Peygamber'in huzuruna çıktığında ona tebliğ etmesi de (Buhârî, "Salât", 1; Müslim, "Îmân", 263), bu ibadetin müslümanın dinî ve ruhanî hayatı açısından önem ve anlamını göstermektedir. Bu sebeple de dinî literatürde namaz ibadetinin bu yönünü, namazın kulun Allah'a ulaşması, kavuşması yolunda önemli bir araç olduğunu anlatmak için"Namaz müminin mi`racıdır" denilmiş, ümmetin namazla ilgili ortak bilinç ve değerlendirmesi âdeta bu cümleyle özetlenmiştir.

Namaz belli eylemler ve özel rükünler ile yüce Allah'a kulluk etmektir. Namazın dış görünüşü birtakım şekiller ve zikirden ibaret ise de, içerisi ve gerçek mahiyeti, yüce yaratıcıya münâcât etmek, O'nunla konuşmak, O'na yakınlaşmak ve O'nu müşahede etmektir. Bu özelliğinden dolayı, yani yüce yaratıcı ile teklifsiz, aracısız buluşma ve konuşma anlamına gelişinden dolayı, namaz ilâhî bir lutuf olarak kabul edilmiştir.

Namazı terketmek, kılmamak büyük günahtır. Peygamberimiz, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir (Tirmizî, "Salât", 188). Namaz kılmak, Müslümanlığın dışa yansıyan temel göstergelerinden biri sayıldığı için İslâm bilginleri farziyetini inkâr etmeksizin namazı terkeden kimse için, mevcut bazı rivayetleri de kendi anlayışlarına göre değerlendirerek, bazı müeyyideler öngörmüşlerdir. Gayet tabiidir ki namaz ve diğer ibadetler Allah rızâsı için ve içten gelerek yapıldığında anlamını ve amacını gerçekleştirmiş olur. Bunun dışında birtakım zorlamalarla veya gösteriş için kılınan namazların bir değeri olmadığına göre, namazı terkedenler için fakihlerin kendi zamanlarına göre öngördükleri müeyyideleri kamu düzeni ve genel ahlâk ilkesi açısından değerlendirmek gerekir. Esasen bu müeyyidelerin dayandırıldığı hadislerin büyük çoğunluğu, namazın terkedilmesinin müeyyidesini değil, İslâm dininde namaz ibadetinin önemini gösterme amacına yönelik bulunmaktadır. Kimsenin kimseyi zorla müslüman etme hak ve yetkisi bulunmadığına göre, bu dine mensup olanlar kendi özgür iradeleriyle bu dini seçmiş olacaklar ve bu dinde oldukça önemli bir yeri bulunan namaz ibadetinden haberdar olacak ve bunu zevkle yerine getireceklerdir.

Namaz insanın maddî ve mânevî temizliğinin vasıtası olmaktadır. Çünkü namaz kılmak için gerekiyorsa gusül abdesti almak, normal durumlarda abdest almak suretiyle bir nevi vücut temizliği yapılmış olduğu gibi, ayrıca elbisenin ve namaz kılınacak yerin de temizlenmesi gerektiği için bir üst baş temizliği yapılmış olur. Daha da önemlisi namaz günahlardan arınmanın da bir yoludur. Namaz esas itibariyle insanı günah işlemekten alıkoyar, günahtan uzaklaştırır. Nitekim bir âyette "Sana vahyedilen kitabı oku ve namaz kıl; çünkü namaz çirkin ve kötü işlerden alıkor. Allah'ı zikretmek en büyük şeydir. Allah yapıp ettiklerinizi bilir" (el-Ankebût 29/45) buyurulmaktadır.

Ayrıca namaz, işlenmiş hata ve günah kirlerinin giderilmesini de sağlar. Peygamberimiz günde beş vakit namazı, bir insanın kapısının önünden akıp giden bir ırmağa, namaz kılmayı da bu ırmakta her gün beş kere yıkanmaya benzetmiş ve şöyle demiştir: "Ne dersiniz, birinizin kapısının önünden bir ırmak geçse ve o kimse orada günde beş kere yıkansa bedeninde hiç kir kalır mı?" Sahâbîler, "Kalmaz, ey Tanrı elçisi" deyince Peygamberimiz "İşte beş vakit namaz buna benzer. Allah namaz sayesinde günahları siler" demiştir (Buhârî, "Mevâkýt", 6; Müslim, "Mesâcid", 282).

218. Soru: selamun aleykum, sofilik doğrumur                       Evet.

217. Soru: mrb.. çin takvimiyle cinsiyet tayini caiz mi.. aslında cevabı soruda gizli fakat kendime engel olamıyorum.. çoğu insanda tutmuş.. inanmamaya çalışıyorum fakat çok mümkün olmuyor.. uygulamasam bile inanmam doğru mu.. dua..Allah razı olsun Rahimlerde gizli olanı ancak Allah bilir buyuruluyor ayeti kerimede.Bu işlerle kafanızı yormayın isterseniz,daha tıbben böyle bir gelişme olmadı.

216. Soru: namaz kimlere farz dır                                            Akıllı,büluğ çağına ermiş,her müslümana namaz farzdır.

215. Soru: cünüp iken bir namaz vakti içinde gusül abdesti almak gerekmiyor mu ?                                                               Evet namazı geçirmemek için hemen gusül alınmalı namaz kaçırılmamalıdır.

214. Soru: rasyonel sayılarda toplama ve cıkarma işlemi yaparken toplama varken neden cıkartıyoruz                                       Hangisi kolayına geliyorsa sen onu yap,

213. Soru: karınca yumurtası sürmek günah mı                     Karınca yumurtasını nereden bulup nerene süreceksin bende merak ediyorum.bu konuda beni de bilgilendiriseniz sevinirim.

212. Soru: s.a hocam ben 4444 salati tefriciye basladim ama sonra adetim geldi devam okuyabilirim eger evet'se normal abdest almam gerekmi`? yoksa sart degilimi abdest adetliyken.. bide hocam kac günde bitmesi lazim 4444 salati tefriciye? allaha emanet olun      Dua lar abdestsiz ve gusülsüzde okunabilir.Devam edebilirsiniz.Bitirebildiğiniz zamanda bitirin.

211. Soru:hocam hamile kadın saç kesebilir mi?                     Evet

210. Soru: hacam tavuktan kurban olurmu              

Hayır

209. Soru: hocam kuranı kerim adetliyken okunurmu okursa hani gi mezhebe göre okunur ben okunmadıgını biliyorum arkadaşa okundugunu söylemişler cevamınızı bekliyorum                          Adetli kuran okunmasına hiçbir mezheponay vermemiştir.Ancak kuran öğrenen ve öğretenlere müsade edilmiştir.

208. Soru: iyi qünler hocam bana bakan 20 yaşlarında nişanlı bi erkek war sürekli bana bakıyo ama açılamıyor gibi amacı ne anlamıyorum.ama ben de onu sewiyorum we nişanı atması için salat i tefriciye çevirgel duası felan yapıyorum yaptıqım doqrumu biliyorum diil ama onu çok sewiyorum onsuz olamam ben beni umutlandırıyo ne yapmalıyım onun için sayqılar hocam...            Aynı durumda kendin olsan nasıl değerlendirirsin.Tabiki yaptığın yanlış en iyisi bu yanlıştan dön.Bide o çevirgel duasımı ne bahsettin,nerde yazıyo o dua?

207. Soru: NAMAZ KİMLERE FARZDIR                                    bülüğ çağına gelen akıllı kadın erkek herkese farzdır

206. Soru: merhaba hocam ben yanlışlıkla evdeki aynayı kırdım sizce bu ne demek?                                                             yenisini alman gerekir demek

205. Soru: cunüp iken bişey yiyip içmek, telefonla konuşmak veya biriyle yüz yüze görüşmek haram mıdır?                                  hayır değildir ama en kısa zamanda gusül edilmesi edpdendir.

204. Soru: evleneceğim kişiye yaptığım bişeyi yapmadım diyerek kıldığım namazların üzerine yemin etmenin kefareti nedir hocam?   2. Yemin Kefâreti

Bir kimsenin yaptığı yemine riayet etmeyip yeminini bozması halinde üzerine gereken kefârettir.

Yemin kefâretiyle ilgili olarak Kur'an'da şöyle buyurulur: "Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren (lağv) yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle âzat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz" (el-Mâide 5/89).

İslâm müctehidlerinin ortaklaşa ifadelerine göre, yeminini bozan yani Allah'ı şahit göstererek verdiği sözünde durmayan kimse kefâret olarak; ya bir köle âzat edecek ya on fakiri sabahlı akşamlı doyuracak ya da on fakiri orta seviyede giydirecektir. Yemin kefâretini sıraya uyması gerekmeden bu üç şeyden dilediğiyle ödeyebilir. İslâm'ın insan hak ve hürriyetlerine verdiği önem sebebiyledir ki, köle âzat etmek bunlar arasında en faziletli seçenek olarak görülmüştür. Eğer bunlara gücü yetmezse üç gün oruç tutması gerekir. Hanefî ve Hanbelîler'e göre bu üç gün orucun arka arkaya tutulması şarttır.

Oruç kefâretinde oruç tutmanın ön sıraya alınıp fakiri doyurmanın bundan sonraya alınması, orucun kasten bozulmasının yine oruç tutularak telâfi edilmesi, suçun ve cezanın aynı türden olması, kişinin nefsini eğitmesine öncelik verilmesi gibi gaye ve hikmetlere sahiptir. Yemin kefâretinde ise fakiri doyurma ve giydirme ön planda tutulmuş, buna imkân bulamayanların oruç tutması istenmiştir. Bu da İslâm'da üçüncü şahısların hukukunun gözetilmesinin ve sosyal amaçların taşıdığı öncelik sebebiyle olmalıdır.

Bir kimse yeminini bozmadan kefâret verse de sonra bozsa, Hanefîler'e göre bu yeterli olmaz; bozduktan sonra yeniden kefâret vermelidir. Oruç kefâretinde de olduğu gibi, bir günde on fakirin doyurulması da, bir fakirin on gün süreyle doyurulması da câizdir. Doyurma ve giydirmenin, kefâret veren kimsenin sosyal konumuna, günlük gıda harcamalarına ve giyim tarzının ortalamasına göre olması gerekir. Doyurma ve giydirme yerine ihtiyaç sahiplerine bunların bedelleri de ödenebilir.DİYANET

203. Soru: hocam adetli iken, yasaklanan yalnız cinsel organların teması olduğu için,sevişmek helaldir diye geçiyo pek çok dini sitede. peki bayanın menisinin gelmesi durumunda ne yapması gerekir? adetliyken cunüptan kurtulabilir mi?                                      Adetliyken belden yukarı sevişilebilir.Kadının zevkten akıntısı gelse dahi zaten adetli olduğu için gusül alması gerekmez.

202. Soru: HOCAM KURBAN BAYRAMINDA HAYIR OLSUN DİE ÖLMÜŞLERİMİZİN ADINA CAMİDE LOKUM DAĞITABİLİR MİYİZ.YOKSA BAŞKA ZAMAN YASİNİ ŞERİF OKUTARAK MI
DAĞITALIM SİZCE EN HAYIRLISI HANGİSİ.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.                                                                           
Ölmüşler için lokum dağıtmanın sonucu olarak,lokumu satan parasını alır,lokumuyiyen tadını alır,dağıtan havasını alır.Haaa yapmamız gereken ne o zaman,ölmüşlerimiz için kendimi veya bilene kuran okutulur,başka hayır hasenet yapılır sevabı onlara bağışlanır.En güzeli bu.

201. Soru: selamun aleykum hocam kolay gelsin size bir sorum var benim az cok malim var tabiki oda milletin kozunde ama benim icim kan agliyo borcum malimdan cok odemeye calisiyom benim kurban kesmem sartmi yada derlerse ulan malin var kesmiyon ne yapmam lazim hocam                                                                        nisap miktarı malı olanın kurban kesmesi gerekir